Hicran-Benay Çalışan
- Selahaddin Tekin
- 3 gün önce
- 2 dakikada okunur
Hicran-Benay Çalışan

Hicran Benay Çalışan’nın edebi dünyası, paylaştığınız dizelerden de anlaşıldığı üzere, insanın en derin yaralarından, toplumsal sancılardan ve nihayetinde varoluşsal bir umut arayışından süzülüp gelen çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Onun eserleri, sadece kelimelerin bir araya gelmesi değil; bir ruhun şifalanma sürecinin kâğıda dökülmüş halidir.
Kelimelerin Arasındaki Sessiz Çığlık: Hicran Benay Çalışa’nın Edebi Dünyası
Edebiyat, bazen bir sığınak bazen de bir yüzleşme alanıdır. Hicran Benay Çalışan’nın yazın dünyası, bu iki kutup arasında mekik dokuyan; okuru hem kendi içsel kuyularına indiren hem de toplumsal gerçekliğin çıplaklığıyla sarsan bir derinliğe sahiptir. Onun kaleminde hüzün (hicran), sadece bir isim değil, bir anlatı biçimine dönüşür.
Tematik Çeşitlilik: Bireyselden Evrensele
Çalışa’nın eserlerinde göze çarpan ilk unsur, temaların birbirini besleyen bir döngü içinde olmasıdır. Yazılarında şu üç temel sacayağı belirgindir:
İçsel Melankoli ve Veda: "Gözümden akıtmam yaşı" diyerek başlayan o sitemkâr ama vakur duruş, bireyin uğradığı ihanetler ve hayal kırıklıklarıyla nasıl başa çıktığını anlatır.
Toplumsal Vicdan: "Suskun ahali" ve "onurlu kirletilmişler" vurgularıyla, yazar kalemini bir neşter gibi toplumun yaralarına daldırır. Sessizliğin bir suç olduğunu hatırlatır.
Üslup: İmgenin ve Sadeliğin Dansı
Çalışa, karmaşık felsefi düşünceleri çok duru ve vurucu imgelerle anlatmayı başarır. "İnsan yutan bataklık", "güvercin sıcaklığındaki resimler" veya "inleyen çiçek" gibi metaforlar, okurun zihninde birer tablo gibi canlanır. Onun üslubu, bir taraftan "liman arkasında" balıkçıların rızkını dileyen bir halk ozanı kadar samimi; diğer taraftan "hicran" denizinde kürek çeken bir bilge kadar derindir.
"Umut" Bir Seçimdir
Çalışa’nın yazılarındaki en karakteristik özellik, en karanlık tabloda bile bir "ışık" veya "çisenti" bırakmasıdır. Onun dünyasında umut, ucuz bir teselli değil, mezarından çıkarılıp büyütülmesi gereken bir sorumluluktur. "Aşkımız ve biz tükenemeyiz" diyerek zamana ve mekana meydan okuyan bir iradeyi temsil eder.
Bir Yaşam Dokuması
Hicran Benay Çalışan, hayatı "sevgi dokuyan bir zanaatkar" titizliğiyle ele alır. Onun cümleleri, okura sadece bir hikaye anlatmaz; aynı zamanda "şehveti aşk sanan" modern yanılgılara karşı bir uyarı fişeği çakar. Yazın yolculuğu; acıdan geçerek olgunlaşan, haksızlığa karşı dimdik duran ve her şeye rağmen "mavi bulutu" bekleyen bir ruhun manifestosudur.




Yorumlar