top of page

Hicran Benay Çalışan

Hicran Benay Çalışan

Vuslatın Gölgesinde Bir Çığlık: "Hicran" ve Şiirsel Yolculuk


Kelimelerin Sürgünü

Türk edebiyatında bazı kelimeler vardır ki, tek başlarına koca bir divanı dolduracak yüke sahiptirler. "Hicran" da bu kelimelerin başında gelir. Sözlükte ayrılık, acı ve onulmaz keder anlamına gelen hicran, şairlerin yüzyıllardır sığındığı en güvenli liman, daha doğrusu en fırtınalı denizdir. Bu bağlamda kaleme alınan "Hicran" adlı şiir kitapları, okura sadece bir ayrılık hikayesi değil, aynı zamanda ruhun kendi içindeki sürgününü anlatır. Bu makalenin odağında, ismini bu kadim acıdan alan ve okurlarını duygusal bir yüzleşmeye davet eden şiirsel yaklaşım yer almaktadır.


"Hicran" Benay Çalışan ismiyle yayımlanan eserler arasında, içeriğindeki manifesto niteliğindeki tanımlamalarla dikkat çekenlerden biri Benay Çalışan'ın eseridir. Şair, kitabını tanımlarken oldukça çarpıcı bir ifade kullanır:

"Şiir, kelimelerin yalnızlık ve duygu fırtınasıyla birlikte intihara kalkışmadan önceki son çığlığıdır."

Bu tanım, kitabın atmosferini özetler niteliktedir. "Hicran"ı, sadece sevgiliye duyulan bir özlemi değil, modern insanın kalabalıklar içindeki yalnızlığını da işler.

Kitabın Temel Yapı Taşları:

  1. Yaralı Ruhlar İçin Merhem: Şiirler, acıyı kanırtmak için değil, paylaşarak hafifletmek için yazılmıştır. Şair, "dertli gönüllere derman" olma iddiasıyla yola çıkarak, okurun kendi acısını mısralarda bulmasını hedefler.

  2. Umut ve Yeis Dengesi: Hicran, doğası gereği karamsardır ancak kitapta "kuruyan kalem için mürekkep, solan gül için renk" gibi ifadelerle umudun daima saklı olduğu vurgulanır. Ayrılık varsa, vuslat ihtimali de hep vardır.

  3. Dostluk ve İhanet: Kitapta sadece romantik aşkın değil, dostluk adına yaşanan hayal kırıklıklarının ve hıyanetlerin de izleri sürülür. Şiir, bu noktada sığınılacak "kutsal bir mabet" olarak görülür.

Edebiyatta "Hicran" Geleneği

Sadece tek bir şaire özgü olmayan bu tema, diğer şairlerin eserlerinde de karşımıza çıkar. Ortak payda, ayrılığın insanı olgunlaştıran yakıcı etkisidir. Şiir dilinde hicran; bir nevi "pişme" sürecidir. Aşık, vuslata ererse meşhur olur, ancak hicran çekerse şair olur. Bu kitaplar, işte bu "şair olma" halinin, yani acıyı estetiğe dönüştürme becerisinin ürünleridir.

Kelimeler, bu kitaplarda günlük anlamlarından sıyrılarak birer duygu taşıyıcısına dönüşür. "Elveda" demek basit bir veda değildir; bir ömrün özetinin silinmesidir. "Beklemek" pasif bir eylem değildir; en zorlu savaştır.

Yarım Kalanların Kitabı

"Hicran" başlıklı şiir kitapları, tamamlanmamış hikayelerin antolojisidir. Okuyucu bu sayfalarda, kendi hayatında yarım kalmış cümleleri, söylenmemiş itirafları ve boğazında düğümlenen vedaları bulur. Şiir duyguların kelimelere sürgün edilmiş halidir ve biz okurlar, o sürgün yerinde kendimizi evimizde hissederiz.

Bu eserler bize şunu hatırlatır: En derin acılar bile kağıda döküldüğünde, yalnızlığımız bir nebze olsun azalır. Çünkü biliriz ki, aynı gökyüzü altında bir başkası daha aynı hicranla yanmaktadır.

 
 
 

Yorumlar


ADRES

Karkın Mahallesi 75290 sokak

No: 11 Çumra/Konya

Cendere Yayınevi

05415415080

www.cendereyayınevi.com

KARGO ADRESİ

SOSYAL MEDYA

Kargo Adresi

Karkın Mahallesi 75290 sokak

No:11 Çumra/Konya

Selahaddin Tekin

CENDERE YAYINEVİ 2019 KONYA

bottom of page