Celal Tombak kimdir? Eserleri nelerdir?
- Selahaddin Tekin
- 5 Ara 2025
- 2 dakikada okunur

Celal Tombak kimdir? Eserleri nelerdir?
Celal Tombak, Malatya’nın Doğanşehir ilçesine bağlı şirin mi şirin Erkenek kasabasında dünyaya geldi. Çocukluğunun bir yanı Mersin’in sıcak kıyılarında, diğer yanı Erkenek’in serin dağ eteklerinde geçti. Hayatı, tıpkı şiirlerindeki iki dünya gibi, hep bu iki şehir arasında aktı.
Küçük yaşlarında oğlak ve buzağı otlatarak, tarlalarda ekin sulayıp çapalayıp, harman yerinde tozun toprağın içinde büyüdü. İlk ve orta öğrenimini kasabada, liseyi Mersin’de tamamladı. Gençlik yılları nakliyat işlerinde, sebze sevkiyatında, süt mandırasında ve sonunda bahçe yetiştiriciliğinde geçti. Her iş, her emek, her iz onun kelimelerine ayrı bir ses, ayrı bir nefes kattı. Şair, kelimeleri yalnız yazmaz; onları yaşar, taşır, yoğurur. Şiirlerinde hem eski Türk destanlarının ateşi, hem modern insanın yalnızlığı, hem de aşkın ilahi bir sızı gibi kalpte bıraktığı iz vardır. “Ah Lila”, onun en derin iç yürüyüşlerinden biridir: Aşkın, özlemin, imtihanın ve yeniden doğuşun kelimelerle örülmüş hâli. Celal, her mısrasında bazen bir dua kapısını aralar, bazen bir destanın gizli ırmağından su içer, bazen de atlıların ufka sürdüğü o kadim yolculuğun ateşini taşır.
Kelimeleri hem geçmişin nefesini taşır, hem bugünün yaralı kalbine dokunur. Ve her dizesinde insanın “kendi Ergenekon’unu eritip çıkabileceğine” sessiz ama sarsıcı bir umut saklıdır.

Ah Lila Atlılar Geliyor: Unutulmuş Bir Melodinin Yankısı
Celal Tombak'ın "Ah Lila Atlılar Geliyor" eseri, sadece fantastik bir macera değil, aynı zamanda kayıp bir hatıranın peşinde koşan ruhani bir yolculuk vadediyor. Kapaktan sızan mor ve gece tonları, okuyucuyu modern dünyanın gürültüsünden uzak, kadim bir sırrın fısıldandığı, sisli bir limana çekiyor.
Bir Dramatik Anın Dondurulması
Kitap kapağı, hikayenin en kritik ve dramatik anını dondurmuş gibi. Lila'nın yüzündeki ifade, sadece korku değil, aynı zamanda derin bir kabullenmeyi ya da ilahi bir göreve hazır olmayı yansıtıyor. O, bulutların üzerindeki bu görkemli sahnede, adeta bir tiyatro sahnesinin tek başrol oyuncusu. Arkasındaki ay, onun hem tanığı hem de kaderini aydınlatan bir spot ışığı.
Başlıkta yer alan o içli "Ah Lila" nidası, yaklaşan tehditten ziyade, bir yazarın ya da anlatıcının bu kadının kaçınılmaz acısına ya da büyüklüğüne duyduğu üzüntüyü ve hayranlığı dile getiriyor. Bu, yalnızca bir uyarı değil, aynı zamanda destansı bir hüznün başlangıcıdır.
Atlılar: Geçmişin Borçları
"Atlılar Geliyor" ifadesi, yalnızca kaba bir güç değil, aynı zamanda tarihi, manevi bir iadeyi veya unutulmuş bir yeminin tahsilini simgeliyor olabilir. Onlar, Lila'nın kişisel geçmişinden veya ait olduğu dünyanın kadim mitlerinden gelen bir borcun temsilcileri.
Belki de Lila'nın beyaz elbisesi, onun saflığını değil, aksine bir kurbanlık nişanesini simgeliyor. Hikaye, kendi eylemlerinin veya atalarının eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalan, bu yüzden de dünyalar arasında sıkışıp kalmış bir kadının trajedisini işliyor olabilir.
Sonuç: İnsanın Fantastik Yüzleşmesi
Celal Tombak, "Ah Lila Atlılar Geliyor" ile fantastik unsurları, insanın içsel yolculuğu ve vicdanı ile harmanlıyor. Bu eser, okura şunu soruyor: Kader kapıyı çaldığında (ya da atlarıyla geldiğinde), yüzleşecek gücü kendi masumiyetimizin en derinliklerinde bulabilir miyiz?
Kitap, okurları melankolik, derin ve düşündürücü bir evrende ağırlarken, fantastik edebiyatın sınırlarını zorlayan, unutulmaz bir karakter draması sunuyor.
Bu yeni anlatı, önceki makaleye göre daha çok duygusal derinliğe, sembolizme ve trajik kahramanlık temalarına odaklanıyor. Bu makaleyi daha çok edebi eleştiri tarzında mı yoksa daha kişisel bir blog yazısı tarzında mı kullanmak istersiniz?




Yorumlar